17 Kasım 2013 Pazar

Must Have List/Wish List/ Trend Alert List



İster must have list ister wish list ister trend alert list inize ekleyin ama bu sezon bunlardan mutlaka birer parça edinin. Ulaşılabilir lüks içinse Zara, İpekyol ve H&M benim önerilerim.
















15 Kasım 2013 Cuma

Çanta? Kitap?




Kitap okumak mı alışverişi mi daha eğlenceli diye sorsak alacağımız cevap malum. Kitap okumayı sevsek de alışveriş hep bir sıfır önde. Londra doğumlu tasarımcı Olympia Le-Ten de bu durumu fark etmiş olacak ki kendi adı ile kurmuş olduğu markasında kitap görünümlü çantalara yer vermiş. Olympia aynı zamanda Paris' te büyümüş, sanat okulu mezunu henüz 19 yaşındayken Chanel atölyesinde staj yapmış yetinmemiş Karl Lagerfeld' in asistanlığını da yapmış.  2009 yılından beri de kendi markasını yürütmekte. Fiyatları ortalama 1200Euro dan başlayan çantalara net-a-porter dan ulaşabilirsiniz. 











Beymen

Bu haftasonu alacagim cantayi bugun %30 indirimle aldim hem de sabahın sekizinde. Kendi kendime de soz verdim bundan sonra firma ve kampanya maillerini silmeden once okuyacagim. Siz de Beymen.com dan indirimli alisveris yapmak istiyorsaniz indirim koduna INDIRIM30 yazip bana da sevgilerinizi gonderebilirsiniz :))) 

4 Kasım 2013 Pazartesi

Uzun bir sessizlik yaşadık gene. Bu süreç içerisinde kayıplarım, kazançlarım oldu. Her insan gibi gündelik hayatın temposunda koşturup durdum. İnsan beyni unutmaya değil belki ama alışmaya çok meyilli bir kez daha gördüm. İş yoğunluğunun stresi diğer sıkıntılarımı gölgeledi. Arada iyi şeyler de oldu tabi. Mesela kardeşim ile birlikte 8 günlük bir klasik İtalya turumuz oldu. Yurt dışı denince İtalya kendi listemde en son sıralarda yer alır ama kardeşim çok isteyince hadi dedim gidelim. ( Ayrıca ayıptır söylemesi bizim ailede adettir  ailedeki tüm bekar kızlar İtalya' ya gitmeden evlenmezler.Eh aile geleneğini de yerine getirdiğime göre gönül rahatlığı ile evlenebilirim artık. ) İtalya konusunda nereden başlasam bilemiyorum. Hayatım boyunca bu kadar yorulmadım. Sabahın altı buçuğundan akşamın onuna on birine kadar gezilir mi yaa? Gezdik. Hele Roma yı resmen tavaf ettik iki deli kardeş. Bütün İtalya buram buram tarih ve sanat kokuyor. Ara ara da gelen amonyak kokusu var ki o konuya hiç girmeyeyim. Moda konusunda beklentileriniz çok yüksek olmasın Türkiye de görmediğiniz çok az şey var. Sokak modasında ise Türk Kadınları daha şık efsanesi gerçekmiş onu gördüm. Ferrari nin vatanına gidip bir tane Ferrari göremedik. Her yer Smart her yer. Şuan Karşıyaka Adliyesinde öğle arasının bitmesini bekliyorum. Ayrıntılara giremiyorum ama fırsat bulduğumda ilk günden itibaren yapılabilecekleri, yapılmaması gerekenleri yazacağım. Kısmet tabi bu işler. Ay bir de her yer Hintli yaa her yer baharat kokuyor. Hiç gerçek İtalyan gördük mü emin değilim :D En kısa zamanda yeniden görüşmek üzere :D

Konu İtalya da yemekse beklentilerinizi sıfıra indirin. Resmen içimiz kurudu bir haftada. Kahvaltı facialarından bahsetmiyorum bile. Markete gidip peynir ve zeytin aldık. Ama en lezzetli yemeklerimizden birini Floransa da yedik. Lazanya ve Pizza Margherita.  

Pompei deyince akla taşlaşmış insanlar gelir ya hani aklımıza ha işte silin o bilgileri. Hepsi turizm yalanı. Gördükleriniz yada görecekleriniz bildiğiniz alçı heykeller. Zaten Vezüv Yanardağı ve şehir arasındaki mesafeyi görünce anlıyorsunuz olayın aslında pek de lanse edildiği gibi olmadığını. Yani bence öyle. Onun yerine Selçuk Efes' e gelin daha mutlu olursunuz.

Pisa kulesini ittik, çektik düzeltemedik. Baktık olmuyor dünyayı sevmek kurtaracak diyerek birbirimize sarıldık. Gördüğünüz gibi başardık. Düşmedi. Şaka bir yana da bu da tamamen İtalyan efsanesi. Kule düzleştirilebilir durumda iken İngiliz bilim adamlarını durduruyor İtalyanlar. Eğer düzeltilseydi o gün orada 2000 Türk olmayacaktık çünkü. 

En çok nereyi sevdim sorusunun yanıtı istisnasız Portofino. Koyun beni o balıkçı köyüne gıkımı çıkarmam. Birgün Brown ailesinin kalesine çaya giderim diğer gün Dolce' nin ikiz villasına. (Yalnız yüzde 18 servis ücretini kınamadım değil.) 

Festival şehri Venedik. Her yer maskeci, kostümcü. Cadılar Bayramı öncesinde gittik diye midir bilmem dikkatimizi en çok bunlar çekti. 

Tamamen tur şirketinin kar elde etme amacı ile Venedik diye yola çıkarak önce Murano adasına daha sonra Burano adasına gittik. Murano adasında resmimiz yok çünkü teknemiz bir cam atölyesinin iskelesine yanaştı ve biz Murano diye sadece o atölyeyi gördük. Bu resim ise Burano dan. Renkli renkli evleri ve dantelleri ile meşhur. Ben çok sevdim. Bilenler bilir Alaçatı Port Projesi ile hemen hemen aynıydı. 

Floransa daki Vaftizhane nin yapımı 29 yıl süren. Orjinali Duomu müzesinde bulunan ve tüm dinlerde ortak olan yaradılış hikayelerinin bulunduğu hiç açılmayan kapı. Kabartmalar harikaydı. 


Pompei de beynimize güneş geçtiğinden kendimizi eğlenceye vermişiz resmen :D


Bakmayın böyle göründüğüne tattığım en güzel deniz mahsullü makarnaydı. Biz biftek sipraiş verdiğimiz için çok pişman olduk. Burano adasında Türkçe menüsü de bulunan restorandaydı. Adı şuan aklımda değil. Ama bir dilim ekmeğe 1,5 Euro ile gözlerimizi yaşarttı.  (Tamam zaten ilk kez yedim ama güzeldi) 

Roma da gördüğüm en güzel binalardan biriydi. Mermerin rengi kusursuzdu. Resimde net çıkmamış ama üst kısımda İtalyanlarin zafere giden yolda isimsiz şehitler için hiç söndürmedikleri ateşleri ve başında nöbetçileri var. 

İtalya ya gitmişem gondola da binmişem. Valla kız kıza binice hiç de romantik değildi. Hava kapalı bir de dalgalı olunca hissettiğimiz tek duygu korku oldu :D 

8 Ekim 2013 Salı

Teknoloji Harikası Yataklarda Büyük İndirim...






 İyi uykunun, sağlıklı yaşamın olmazsa olmazlarından biri olduğuna inanan İşbir Yatak, herkes sağlıklı uyusun diye yaptığı Büyük İNDİRİM KAMPANYASI ile 2013 yılına damgasını vurdu...

Yaşamımızın 3’te birini uyuyarak geçiriyoruz…


Uyku, nefes almak, yemek yemek ve su içmek gibi sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Vücudun kendisini yenilediği dönemdir. Bu yenilenmeye izin vermezseniz bedeniniz ruhunuzdan önce yaşlanır. İyi yaşamanın, huzurlu ve sağlıklı olmanın yolu, her şeyden önce iyi bir uykudan geçer. İyi bir uyku içinse doğru yatağı seçimi çok önemlidir. Doğru bir yatak, vücudun doğal omurga eğrisini korumasına yardımcı olurken, yanlış seçilmiş bir yatakta uyumak, kaslar, sinirler ve damarlar üzerinde baskı yaparak bel ve sırt ağrılarının oluşmasına neden olabilir. Yaşamımızın 3’te birini geçirdiğimiz uyku ortamı aslında en fazla yatırım yapmamız gereken alanlarından biridir.

İşbir Yatak, uyku sağlığının sağlıklı yaşamın vazgeçilmezlerinden olduğu inancıyla, yatak ve uyku konforuna dair kaliteli, sağlıklı ve teknolojik ürünler üretiyor. İlk olarak NASA tarafından geliştirilen viskoelastik malzemeyle, 5 yılı aşkın ar-ge faaliyetlerinin ardından, yatak sektöründe devrim niteliğindeki “VİSKOELASTİK AKILLI YATAK VISCOSTAR”ı üreten İşbir Yatak uyku sektörüne kazandırdığı diğer teknolojilerle de, Türkiye’de yatak sektöründe kalite ve sağlık bilincinin hızla ilerlemesinde önemli role sahip.

Güne dinlemiş, dinç, keyifli ve mutlu hissederek başlamak için kaliteli uykuyu seçin...

Son yıllarda uyku konforuyla ilgili artan sağlık bilinciyle birlikte tüketici eğilimlerinin değişim gösterdiği gözlemleniyor. Günümüzde artık tüketici yatmak için herhangi bir yatak seçmek yerine, özellikleriyle kişisel ihtiyaçlarına en doğru çözüm olacak bir ürün seçmeyi tercih ediyor. Tüketiciler, yatağın bir sağlık ürünü olduğu farkındalığı ile, tercihini, ucuz ve sağlıksız ürünlerden, özellikli ürünlere kaydırmaya başlamış durumda.

Sağlıklı bir uyku için gereken tüm teknolojiler İşbir Yatak’ta…

İşbir Yatak, misyon olarak benimsediği, “dünyada gelişen teknolojiyi sektöre adapte etme” ilkesi doğrultusunda, ürettiği üstün teknoloji yataklar ile sağlığına ve konforuna önem verenlerin birinci tercihi. Kullandığı “açık hücreli visko teknolojisi”, sadece İşbir Yatak için Türk mühendisleri tarafından üretilen patentli “polimer yay teknolojisi”, tüm yataklarda kullanılan ve ultra hijyen sağlayan lisanslı “Quallofil® Allerban®” dolgu teknolojisi, yatakların lavanta kokmasını ya da A,C ve E vitamini deposu olmasını sağlayan özel “nanoteknoloji” ile üretilmiş yatak kumaşları, anti-stres etkiye sahip yatak, at saçı yatak, hindistan cevizi özlü yatak, masaj yapan yatak, sporcular için özel nem tutmayan, dolayısıyla uykuda terleme sorunu önlemeye yardımcı olan yatak, yatak kliması gibi yeniliklerle, her anlamda ve her zaman pazarda yatak modasının öncüsü konumunda.

Teknolojik yatak denince akla ilk olarak İşbir Yatak geliyor....

İşbir Yatak, gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında konusunda uzman kurum ve kuruluşlarla işbirliği halinde olmaya devam ediyor ve ürünlerinde kullandığı tüm teknolojileri laboratuvarlarda test ettirip sertifikalandırıyor.

İşbir Yatak’tan “herkes sağlıklı uyusun” diye, yatak sektöründe yıla damgasını vuran büyük İNDİRİM KAMPANYASI

*VISCOSTAR Viskoelastik Akıllı Yataklarda %30 (ErgoPlas Polimer Yaylı Viskoelastik Akıllı Yatak hariç), Pocket Spring Paket Yaylı Yataklar (Elite Pocket Ergonomik Ortopedik Paket Yaylı Yatak hariç) ve Lateksit Ergonomik Yaysız Yatak grubundan CocoDream Hindistan Cevizi Lifli Organik Yatak ve Troia At Saçı Yatakta %20 indirim yapılmaktadır. Diğer tüm yataklarda (Açelya, Ekoyat ve bebek yatakları hariç) tek kişilik yataklara 1 adet, cift kişilik yataklara 2 adet Promed yastık bedelsiz olarak verilmektedir. Kampanya, 1 Eylül – 31 Ekim 2013 tarihleri arasında kampanyaya katılan İşbir Yatak Uyku Merkezleri’nden yapılan alışverişlerde geçerli olacaktır.

**Görselde, kampanya kapsamındaki  Comfort Viskoelastik Akıllı Yatak  kullanılmıştır.

***Görselde belirtilen fiyat Comfort Viskoelastik Akıllı Yatak için tavsiye edilen KDV dahil peşin fiyattır. Bu tutara baza ve başlık dahil değildir. (Görseldeki baza seti: Neruda Set – Döşeme: efes – Renk: antrasit düz )

Unutmayalım... Hayatta bize sunulmuş en güzel hediye, yeni bir güne uyanmaktır...

İşbir Yatak


Online sipariş verebileceğiniz web sitemiz: www.isbiryatak.com

Bizi takip edin, kampanyalardan ve yeni ürünlerden ilk siz haberdar olun.
www.facebook.com/isbiryatak
www.twitter.com/isbiryatak


Bir bumads advertorial içeriğidir.





4 Eylül 2013 Çarşamba

L'Oréal'den Olağanüstü Bakım Yağı

Benim gibi saç bakımını önemseyenler için yine harika bir önerim var. Hem uygun fiyatlı hem de birden çok işinize yarayacak, bakım yaparken aynı zamanda saçı koruyacak bir ürün keşfettim. L'Oréal Paris Elseve Mucizevi Yağ saçınızı besliyor, koruyor ve kolayca şekillenmesini sağlıyor.

Birden çok etkisi olması bu ürünü diğerlerinden ayırıyor. Yıpranmış saçlara sahipseniz şampuandan önce mucizevi yağı birkaç damla uygulayın ve öyle şampuanlayın, bu sayede onarıcı etkisini farkedeceksiniz. Karışmış saçlara sahipseniz ve fönden, düzleştiriciden önce saçlarınızı zararlı etkilere karşı korumak istiyorsanız yine birkaç damla mucizevi yağı saçınıza uygulayıp fön ve düzleştirme işlemini uygulayın. Son olarak saça parlaklık kazandırmak için kullanmak isterseniz de fönlü saçlarınızın uçlarına uygulayın ve harika saçlara kavuşun.

Bu yağın en güzel özelliklerinden biri de saçlarda yağlı ve ağır bir his bırakmaması. Ben kullandığım birçok üründe bu durumdan şikayetçiydim. L'Oréal Elseve Mucizevi yağın bir iki damlası tüm saça yetiyor. Özellikle fönden sonra uygulamada saçta belirgin şekilde farkedeceğiniz yumuşaklık hissi oluşuyor. Ayrıca kokusu çok güzel ve çok kalıcı, tüm gün saçlarınız mis gibi kokuyor.

L'Oréal Paris Elseve Mucizevi Yağ'a birçok market ve kişisel bakım ürünleri satan yerlerden ulaşabilirsiniz. Uygun fiyatlı ve gerçekten etkisini anında farkettiğim bu güzel ürünü denemenizi şiddetle tavsiye ederim.

İçerik: www.balkopugutasarim.com

Bir bumads advertorial içeriğidir.

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Hani Facebook'ta iş yoktu?





Yenibiris.com’un yeni uygulamasını duydunuz mu? Facebook profiliniz üzerinden bir tıkla bağlanacağınız insankaynaklari.com, profesyonel iş ağı oluşturarak size en uygun işi, en kısa sürede sunmakla görevli!

Facebook, sizin de dahil olduğunuz, 32 milyon kişinin üye olduğu geniş bir sosyal ağ! Bu sosyal ağda arkadaşlarınız, arkadaş olmak istedikleriniz, çalışmak için hayalini kurduğunuz şirketler de var! Peki çalışmak istediğiniz şirketlere tek tıkla ulaşmak istemez misiniz?

Biliyorsunuz iş bulmak isteyenler için en önemlisi, çalışmak istedikleri şirketlerdeki kişilerle nasıl bağlantı kuracaklarıdır… İnsankaynaklari.com sayesinde Facebook profilinizden istediğiniz bilgilerle oluşturduğunuz profilinizle çalışmak istediğiniz şirketlere “şimdi başvur”u tıklayarak iş başvurusu yapabilirsiniz. Diyelim ki çalışmak istediğiniz şirkette bir arkadaşınız çalışıyor. Onun aracılığıyla ulaşmak istediğiniz kişiye “Tanıştırılma talebi” yollayabilir, birinci ve ikinci dereceden bağlantınızın yardımıyla işi siz alabilirsiniz! Bağlantılarınızdan referans ve rozet talep ederek profilinizi sahip olduğunuz özelliklerle donatabilirsiniz. Tamamen ücretsiz bir uygulama olan insankaynaklari.com hem işveren hem de iş arayanlar için yepyeni fırsatlar sunuyor! Siz de insankaynaklari.com’a gelin, size en uygun işi kolaylıkla bulun. İnsankaynaklari.com ile iş bulmak artık daha kolay!

www.insankaynaklari.com



Bir bumads advertorial içeriğidir.

27 Mayıs 2013 Pazartesi

Ne denedim ne düşündüm

Ben inanırım ki hayatta benim kendime verdiğim zararı başkaca bir insanın bana vermesi imkansız. Mesela saçlarıma ettiğim zulüm yüzünden kesin cehennemde yanıcam çünkü o caaanım saçlarımı zilyon kez yaktım. Ayşe Arman modelini denedim, evde kendim röfle yapmaya kalktım akabinde mavi siyah yaptım. Çıtçıttır postiştir  artık sezonun modası neyse hiçbirşeyden eksik kalmadım. (Ayşe Arman saçlarının öyle dik dik durması için fön çektiriyor ya ha işte benim gerek kalmıyordu) Yaklaşık 4 yıldır kahverengi. Bazen kuaföre boyatıyorum bazen mesela evde daralmışsam kendim boyuyorum. ( Loreal' in kadife kahvesi renk olarak harika ama saçı biraz kurutuyor ama Syoss un şuan adını hatırlamadığım aynı tonlardaki boyasını daha çok beğendim) Evet mevzu saç olunca bir bilirkişi olabilirim ve yeni çıkan her ürünü deneyebilirim anlayacağınız. Down Under Naturals Argan Yağlı serisi ile de yaklaşık iki ay önce böyle tanıştım. Ürün hemen hemen her blogger tarafından kullanılmış ve beğenilmişti. Ahanda dedim belki yıpranan saçlarımı düzeltir. Tabi ki hemen gittim Watsons dan aldım. (Ama Gratis' te daha ucuzdu.) Tüm ürünler şuan hatırlamıyorum ama 85TL falan tuttu. Ürün Argan Yağlı olmasına rağmen saçlarımı inanılmaz kuruttu. Hatta şöyle söyleyeyim  hani saç kremini durularken saçlar kendiliğinden akar gider ya ha işte bu seri de maalesef bu olmuyor. Saç maskesinde dahi olmuyor. Vallahi nedendir anlamadım. Ama siz de alacaksınız önce testerlarını alın. Ben aldıktan sonra çıkmış. Bir daha kesinlikle almam. Loreal kırılma karşıtı serisine ya da Pantene e geri dönücem. Bir tane daha çıkmış gördüm reklamlarını ama gaza gelmem bu sefer. Öyle işte panpişler bugünlük bu kadar :D


22 Mayıs 2013 Çarşamba

Cannes Film Festivalinin Perde Arkası

Size bilmediğiniz hiçbirşey anlatmayacağım. Ama başlık sanki oradaymışım da gizli dedikodular verecekmişim  efekti yarattığından tıklanma rekoru kıracak diye ümit ediyorum. Panpalar aradan bir aydan fazla zaman geçmiş yazmayalı ama inanın adeta bir yarış atı gibi adeta bir öss öğrencisi bir sbs annesi gibi haldır haldır koşturuyorum. Tabi ki şikayetim yok çünkü iş demek para demek o da olmadı bereket demek. Neyse bu çalışkan hanım anne triplerinden sonra belirtmeden geçemeyeceğim ki ekmek mayalıyorum artık. Nereden çıktı ben bu işe nasıl bulaştım hiçbir fikrim yok. Eve yorgun argın gelip kendimi bir koltuktan diğerine atarken aaahh yeter be deyip gecenin 11de mayaladım ilkini. Evdekiler de çok beğendiler.(Gerçekten beğendiler mi onlara sarmayayaım diye öyle mi dediler bilmiyorum artık ama hepsi bitti) Neyse panpa güller gelelim başlığa Cannes Film Festivaline. Bence bu sene çok sönüktü. Tek ilgimi çeken Nicole Kidman' ın jüri üyeleri arasında en uzun olması sebebiyle ortaya çıkan komik görüntüydü. Bir ara tam ortaya geçti ki anne kaz gibi oldu. Ha kırmızı halıdan birde Hülya Avşar geçti bu yıl ki bence çok sıradan bir elbiseydi. Şıklık dekolte ile doğru orantılı değil maalesef.

Azıcık kilo alsa diycem ki ahanda Afrodit gerçekmiş. Tavrı bakışı duruşu hele hele ki kıyafeti özgüveni harika. Yalnız geçen gün instagram da elinde poşet uyuşturucu var diye iddia etmişler kendisini kınamadım değil. 

"Less is more" hayaldi gerçek oldu. 

İLk bakışta Tülin Şahin sandım. Yüzünden dolayı değil hem de direk elbise seçiminden dolayı. Tarzları da mı aynı oldu nooldu. Yetmez ama evet diyorum. 

Sıradan.

Boyun bir seksen olur bu pozu verirsin, yada bu elbiseyi ancak o zaman böyle özgüvenle taşırsın. Bence boyunu inanılmaz kısa göstermiş.

Biri kınayı getirsin kaynanaya söyleyin altını hazırlasın.

Bu da çok sıradan. 

İlk bakışta sevemedim ama genel olarak kötü değil. sanki bilemiyorum ya.

Aha bence çok güzel. Allı pullu diye değil vallahi. Yaka kısmına duruşuna bayıldım. 

Ben sevdim etek boyu Julianne ile aynı olmasına rağmen bu göze batmıyor en azından 

Ben buna öldüm bittim aşık oldum. Yarı transparan elbiselere oldum olası bayılırım zaten ama ten rengi ile elbisenin renginin uyumuna elbisenin genel aurasına bayıl bayıl bayıldım. Rüzgar bile torpil geçmiş baksanıza 

Bir kokteylde bir açılışta belki de festival ayol geldiğin. Bu sefer less is worst bence yaniiiii

Önünde zaten birşey yok. Olay sırtta. Sac ve makyajını kesinlikle daha çok sevdim. 

9 Nisan 2013 Salı

Modern Zamanların Stil İkonları 1

Beymen Blender Belirlemiş bize paylaşmak düşer:D

Siz de böyle giyinmek isterseniz herhangi bir markaya bağlı kalmadan hatta sosyete pazarlarından bile temin edebileceğiniz yılık diye tabir ettiğimiz parçaları kullanabilirsiniz bence :D

4 Nisan 2013 Perşembe

Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor



Sanat, tıp ve iş dünyası, kalp hastası çocuklar için el ele veriyor. Ünlü ressam Renée Niklan’ın 17 eseri, 10-14 Nisan tarihlerinde Ekavart Gallery’de sergileniyor. Ekavart Gallery nerede diyenlere, işte adres:  The Ritz-Carlton Hotel, Süzer Plaza, No: 15, Gümüşsuyu-İstanbul. Sergi, çarşamba-cuma günleri 11.00-18.30, cumartesi günü ise 12.00-18.30 saatleri arasında gezilebilir.

Bu serginin diğerlerinden farkı ne derseniz, salt bir resim sergisi olmanın ötesinde bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi niteliği taşıdığını söyleyebiliriz. Sergideki eserlerin satışından elde edilecek gelirin tamamı, gelişmekte olan ülkelerde doğuştan ya da sonradan kalp hastası olan çocukların tedavi edilmesi için kullanılacak. Tedavileri, bu işe gönül vermiş bir avuç tıp insanının kurduğu Herkes İçin Kalp Derneği (www.cptg.ch) gerçekleştirecek. Dernek, modern tıbbın sunduğu olanaklardan yararlanamayan bu çocukların İsviçre’de ya da kendi ülkelerinde ücretsiz tedavi olmalarını sağlıyor.

Ne yazık ki, gelişmekte olan ülkelerde her yıl yaklaşık 2 milyon çocuk kalp bozukluklarıyla doğuyor ve bu çocukların yarısı maddi kaynak veya sağlık sektöründeki insan kaynağı yetersizliği nedeniyle ilk iki yıl içinde yaşamını yitiriyor. Bu ülkelerde açık kalp ameliyatı olmayı bekleyen çocukların sayısı ise 8 milyonu buluyor.

Herkes İçin Kalp Derneği’nin kurucusu Ord. Prof. Dr. Afksendiyos Kalangos. Kalangos, iki kez Nobel Tıp Ödülü’ne aday gösterilmiş bir kalp cerrahı. Bu alanda 14 ayrı teknik geliştirmiş. Son 100 yılın en iyi cerrahlarından biri olarak tanınıyor. Ayrıca, dünyanın en prestijli tıp ödüllerinden Fransız Tıp Akademisi Ödülü’ne sahip.

Sergi, Alvimedica’nın sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Alvimedica Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, hayır amaçlı bu tür etkinliklere özel önem veriyor ve Herkes İçin Kalp Derneği’ni yürekten destekliyor.

Niklan’ın mutluluk, umut ve sevgi mesajları içeren eserlerinden oluşan  “Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor” temalı sergisini mutlaka görün. Gidemem diyorsanız, sergiyi Türkiye’nin ilk online sanat televizyonu www.ekavart.tv’de de izleyebilirsiniz. Resimler, yüreğinizi ısıtacak…

Hem dernek hem de sergi hakkında şuradan bilgi alabilirsiniz: http://alvimedica.com/hearts-for-all/tr/

Bir bumads advertorial içeriğidir.